29 Nisan 2014 Salı

bu fotoğraf burada kalsın.
ben bakıp bakıp iç geçiririm.

26 Nisan 2014 Cumartesi


seninle erik yiyebileceğimiz bir yaz günü olacak mı?

dışarıda hafif bir rüzgar. üşüten türden ama. belki de  yalnız olduğum için öyle geliyordur , bilemiyorum. bu fotoğraf da eksik bir şeyler var. elimin üstünde elin eksik. anlamsız bir fotoğraf bunu için. ama olsun yine de. bugün günlerden sensizlik.

25 Nisan 2014 Cuma

sevdanın yollarında sırıl sıklam!
bu gidişat da hala seni seviyor olmam gerçeği. kaçınılmaz bir gerçek bu doğrusu.

Çok sevmek meselesi.

sen karşımda otur, bir şeyler ye. benim burada yapmam gereken tek şey sadece seni izlemek. çayı içişini. bardağı tutuşunu. ama arada gözlerime bak. gözlerimden izleyebilirsin kendini sende. ve seni seviyorum sabah kahvaltılarında bile.
hadi gel yanıma. yetti canıma. usandım.
beni birileri yakacaksa ille de sen yak.

24 Nisan 2014 Perşembe

Eksile eksile seviyorum,
Sevdikçe eksiliyorum.


Olayı ne kadar da güzel anlatmış. 
Biz o kadar sevelim,değer verelim. 
O bizim bir kalbimiz yokmuş gibi davransın.
Oynasın,kırsın.
Biz de izleyelim.
Öylece.

23 Nisan 2014 Çarşamba

Dibi kadar seviyorum denizin

İşte burası da benim o güzel mekanım. Bu gün yine buradaydım. Düşünmek için,kafa dağıtmak için. Bazen de bir şeyleri anlatmak için. Akşam üstü çok güzel görünmüyor mu ya deniz ? 
Neyse deniz ve ben mutluyuz arkadaşlar. Denizleri sevin ve onu da sevin dibi kadar denizin. 

Saati olmaz güneşin

Gece güneş doğmaz demeyin. Doğuyor.
Onun yüzüne baktığım her saat diliminde saat kaç olursa olsun güneş doğuyor. 

22 Nisan 2014 Salı

Sevdiğin çocuğu bir başkasıyla sarmaş dolaş görmemişsin. Sen bana üzüldüğünü söyleyemezsin.
Sevdiğine sarılırken gitmemesi için dualar etmemişsin. Sen bana sevdiğini söyleyemezsin.
Sevdiğinden ayrıyken "hasta mı acaba? üşüyor mudur şu anda? " diye düşünmemişsin. Sen bana düşünceli olduğunu söyleyemezsin.
Sevdiğin çocukla ayrıldıktan sonra onu gururundan aramamışsın. Sen bana özlediğini söyleyemezsin.

Şu fotoğraf kadar güzel olamadık.
Biz zaten 'biz' bile olamadık.
Keşke öpebilseydim parmak uçlarını ve avuç içini.
Lakin gerçekten çirkin bir mesele artık sen tarafından özlenmediğimi kabul edememesi bünyemin.
Geleceğini söylemişti. Bir takım işlerini hallettikten sonra bana sarılacağını söylemişti. Son konuşmamızda. Ama öyle olmadı. Geleceğim demese beklemezdim. Bekliyorum. Umutsuzca bir bekleyiş bu, biliyorum. Fakat nice seviyorum belli değil. Vazgeçilmiyor. Onda numaram olmadığı halde hala mesaj atmasını, aramasını bekliyorum. Olur ya belki bir gün düşerim aklına. Verdiği sözü hatırlar bana. Ben artık onun kokusunu içime çekmek istiyorum sigaramı değil. Ben artık o kokmak istiyorum. Ve bir gün geri gelecek , biliyorum.
beni sana sımsıkı sarılı görenler olmuş. böyle yalanlarla gelin bana. yalanın böylesine güzeli de oluyormuş demek ki.

Gel. Dinlememiz gereken şarkılar var.

Sen geldiğinde daha çok anlam kazanacak bu şarkı.   Bu yüzden gelsen? "hediye gibi" gelsen. Sadece bir şarkı için? Sonra git istersen tekrar. Ama lütfen gel ki anlamı olsun bu şarkının benim için. Tutuşsun gün yansın geceler vaktimiz varken. Gelsen ah bir gelsen diyebilsem ; Bu gün günlerden güzellik , sefa geldin hoş geldin. 
Kimse kimsenin her şeyi olamaz -mış.

Kararsızım

Tragus piercing yaptırmayı düşünüyorum. Kıkırdağım da 2 tane piercing var , yaptırırken de hiç acı hissetmedim.  Fakat tragus'u deldirmek açıkcası biraz korkutuyor beni. Gülerken ağrı yapıyor falan diyorlar. Eğer gerçekten de öyleyse ben hiç yaptırmayayım. Gülmeme engel olan bir çok şey var zaten. Bir de bu olmaz yani.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Yüzün diyorum, görmek onu, her şeye değer.

Erken uyanmayı sevebilirdim eğer her sabah uyandığım da yüzünü görebilseydim.
Başımı kavramış olabilseydin bitecek gibiydi bu acı. 
Huzurlu ve ilk defa tam anlamıyla mutlu  olabilecektik ;
Biz ikimiz


Bir insan nasıl gözünü kırpmadan duramaz , ben de seni seni sevmeden duramıyorum.

Nasıl sevmekse bu

Göz kapaklarımda saklayabilmeyi dilerdim. Seni.

Seni düşünmek bile sarhoş ederken

Oturup sadece yüzünü izlemenin beni tüm alkollerden önce sarhoş edebildiğini anlatacaktım sana
Ki ;
Henüz yüzüne bile bakmadığımı hatırlamıştım o an.




Olmuyor , denedim.

Bu şarkı hiç eskimez. Hiç ama.
Her insanın sıkılıp, bunalıp sığındığı bir şarkı vardır her zaman. Benim şarkım da bu sanırım.
Bir şarkının bütün kelimeleri harfi harfine bu kadar doğru olabilir mi?
Belki de ihtiyacımız olan tek şey  şarkılarımızın eşliğinde uzun bir yol. Gökyüzünü, ağaçları, bulutları izlemek.
En dinlendirici eylem bu olmalı bence. İnsan düşünürken bile dinleniyor. Çünkü ben gerçekten yoruldum. Ellerini tutamamaktan, yüzüne dokunamamaktan, gözlerine bakamamaktan, köprücük kemiğini öpememekten. 
Bu saydıklarıma bakılacak olursa eylemlerin en yorucusu da seni düşünmek. sevgilim.
Gitmenden korkuyorum diyordu kadın
Adamın henüz gelmemiş olmasını bildiği halde.
Şu bakkal alevi mi ? Sokakta oynayan şu çocuk ya yahudiyse ? Komşumuz belki çerkezdir. Otobüs şöförü Türkse ? Manav kesin kürttür. Hangimiz insanız ?

20 Nisan 2014 Pazar


Kıkırdağımın altında olan kısmı (adını bilmediğim yeri) deldirdim sonunda. 
2. piercing mutluluğu ^.^
Bence her insanın sevdiğine bir kez olsun sarılıp, öpebilme hakkına sahip olması gerekirdi. 
Böyle uzaktan sevmek çok zor. 

Kokunu hissetmiş olabilmeyi dilerdim her şeyden önce. Sesini duymak kadar mucizevi bir olay olurdu bu benim için. 
Zaten nerede imkansız bir şey varsa ben onu istiyorum. Şu an senin senin kokunu hissedebilmem , bulutlara dokunabilmeyi istememle eş değer olmalı. 
Neyse boşverelim şimdi bunları zira seni seviyorum.


Hayır yani bu kadar güzel olmak zorunda mıydı ?
Bildiğin kusursuz kadın.

17 Nisan 2014 Perşembe

Bir blogspot eksikti. O da oldu. Hayırlı olsun bakalım. Alışacağım inşallah :')